Skip to content Skip to footer

Buluşmadan Barışamazsın

 

Kendiyle barışık olmayan insan, hem kendine hem de başkalarına bedel ödetmeye devam eder. Özüne sahip çıkamayan kişi, kendi varlığına daima mesafeli kalır; bu yüzden kendini gerçekten sevemez ve benimseyemez.

Aslında dış dünyada pek çok insan kendine güvenir, her haliyle barışık ve kendini bütünüyle kabul etmiş görünürken; iç dünyasında kim bilir ne büyük suçluluk duyguları barındırıyor, kendini hangi konularda çoktan cezalandırmıştır… Kim bilir bilinçaltında hangi acı verici bağlantıları ve içsel zorbalıkları yaşatmaktadır?

Peki, insanoğlu kendi dengesine nasıl varabilir?

Kabul ederek…

Acziyetini, kul olduğunu, hata yapabileceğini ve günah işleyebileceğini kabul ederek. Kaçtığı sorumluluklarla ve hakikatle yüzleşerek.

Unutmamalı ki her sözümüzün, her hareketimizin bir sorumluluğu vardır; her şey kayıt altındadır. Elinizi sağdan sola şöyle bir çevirseniz bile bu hareketin kaydı tutulur ve sorumluluğu size aittir.

Bunu kabul edin ki ruhunuz rahat etsin.

Gerisini yargının gerçek sahibine bırakın. Kendinizi cezalandırmaktan, suçlamaktan ve kendinize düşman olmaktan vazgeçin. Kendinizle barışabilmenin yegâne yolu; sorumluluklarınızı tam olarak üstlenmek, kibrinizi bir kenara bırakmak ve olana teslim olmaktır.

Gerçek özünüzle ancak o zaman buluşabilir; kendinizi sevme ve kendinizle barışma fırsatını ancak o zaman yakalayabilirsiniz.

İnsan, kendiyle buluşmadan kendiyle barışamaz.

( © 2026 | Özlem İlkhan Bu metnin tüm yayın hakları yazara aittir. İzinsiz kopyalanamaz veya ticari amaçla kullanılamaz.)

 

Yorum yapın